Rezervasyon İçİn Telefon (0212) 243 28 34

Hakkımızda

Refik, tarihi Pera’nın en gözde semtlerinden biri olan Asmalımescit’te tarihi atmosferi ile sizleri bekliyor. Refik’e geldiğiniz anda ilk kez bile geliyor olsanız tanıdık bir mekana geldiğiniz, dostlar arasında olduğunuz hissine kapılırsınız, mekana olan yabancılığınız hemen siliniverir.

En önemli özelliğimiz müşterilerimizle olan diyaloğumuzdur. Garsonlarımız size sıcak, samimi bir ilgiyle yaklaşırlar. Yemekleri tam ev yemeği lezzetinde, porsiyonlarımız da doyurucudur. Yemeğe oturmadan önce yemek tezgahına gidip yemek ve meze seçeneklerine bakabilirsiniz. İçkinin, mezenin ve sohbetin lezzetini asıl akşamları çıkarıyorsunuz. Öğlenleri genellikle bölgede çalışanlar gelirler.

Refik’te herhangi bir aşırılığa rastlamak mümkün değil, bunu alabildiğine sade dekorasyonumuzla da hemen fark edersiniz. Nefis meze ve yemekleri yiyip içkinizi yudumlarken meyhanede olmanın keyfini çıkaracaksınız.

Mekanımızda her daim müdavimlerimize ve edebiyat, sinema, tiyatro, resim dünyasından tanıdık simalara rastlamak mümkündür. Zaten sanatçı, gazeteci ve edebiyatçılarımızın ilgisi duvarlara yansımıştır. Duvarlarımızda çeşitli köşeler oluşturulmuştur;

Cumhuriyet Köşesi: Bu köşede Atatürk ve İnönü’nün fotoğrafları ve çeşitli yazılar asılı….

Dostlar Köşesi: Bu köşede ise Abidin Dino, Aziz Nesin gibi edebiyat ve sanat dünyamızın ünlü simalarının fotoğrafları, hediye ettikleri eserleri bulunuyor. Hatta yurtdışından Refik’i ziyaret eden sanatçıların fotoğrafları bile asılıdır.

Basın Köşesi: Bu köşede Refik hakkında basında çıkmış yazıları görmeniz mümkün.

Kısaca; Türkiye’nin dört bir yanına ait yöresel meze türlerinin tümü, rakı muhabbetinin hakkını verecek şekilde Refik’te sizleri bekliyor.

Refik Restaurant’ın Kurucusu Refik ARSLAN Kimdir?

refik-arslan-tabloRefik Arslan; 1923 yılında dört kardeşin en küçüğü olarak Hemşin’de doğdu. Çeşitli zorluklarla öğrenimine devam etmeye çalıştı ne var ki; ne çalışmak ne de okumak o dönem için yaşadığı bölgede mümkün olmadı. 15 yaşına geldiğinde İstanbul’da Baba Fischer lokantasında çalışan ağabeyinin yanına gitmeye karar verdi. Ve İstanbul’un en meşhur meyhanelerinden Refik’in temeli de orada atıldı. O zamanlar için uzak olan bu hayale ulaşmak için birçok yerde çalıştı, çeşitli mutfak işleri yaptı. Bulaşıkları yıkıyordu ama devamlı sorular sorarak aşçıbaşından birşeyler öğrenmeye çalışıyordu. 1954 senesinde elindekileri ve avucundakileri bir araya getirerek bugünkü meyhanenin giriş bölümünde ufak bir lokanta açtı. Hergün farklı seçenekleri müşterilerine sunarak memnuniyet kazandı ve bir süre sonra yandaki dükkanı da alarak işini büyüttü. Ve dükkanını oğulları Refik ve Reha’ya emanet ederek Temmuz 2011 senesinde aramızdan ayrıldı….

Peki Neden Refik? Refik Arslan’ın Anlatımıyla:

Dokuzuncu  aya doğru lüfer başlar. Şubat sonu Mart başı uskumru çıkar. Uskumru yağsız oldu mu ‘çiroza kaçmış’ denir, yani yağsız uskumrudan çiroz yapılır. Mart 15′ten sonra kalkan çıkar. Mayıs 15′te biter. 15′ten sonra avlanan kalkan için Rumlar ‘günahtır yumurtaya yatmış’ der.   Kalkanın erkeği lezzetlidir. 7 kilo çekeni vardır. Kafası ufak, ciğeri ufak, yumurtası yok. Ama dişi kalkandan pahalı olur. Mayıs 15′te küçük balık barbunya, tekir, istavrit, izmarit başlar. Eylülde çingene palamudu çıkar. Palamut başladı mı roka başlar. Lakerda lodos palamutuyla olmaz. Poyraz balığı olacak. Su buz gibi olacak. En iyisi torikten yapmak. Palamut başladı mı roka başlar. Kırmızı soğan bitti mi lakerda biter. Şimdi hiçbir şey bitmiyor!

İşte bizler bu titizlikle çalışarak sizlere en iyi hizmeti vermek istiyoruz.